Sizin de bildiğiniz üzere kuralları pek sevmeyen bir milletiz. Kendimizin farkına vardığımızdan beri kurallarla dolu bir dünyada yaşıyoruz değil mi? Zaman zaman çok sıkıcı geldiği de olmuyor değil. Okulda, iş yerinde, alışveriş merkezinde hatta yolda yürürken bile uyaca-ğımız kurallar var. Bunların hepsi bir düzen sağlamak ve aslında hayatımızı kolaylaştırmak ya da sistematik bir fayda için ortaya konmuştur.
Bu kurallardan bir kısmı da var ki, hayatımızı kurtarır. Mesela; trafik kuralları ciddi anlamda acı tecrübelerden yola çıkarak bugün kü halini almıştır. Yılların getirdiği birikimdir aslında trafik kuralları. Neden takip mesafesi, hızınızın yarısıdır? Ya da trafik tabelaları neden sü-rekli uyarır bizi. Yol çizgileri, şeritler... Bunları bir kere daha düşünün.
Trafik ortamında sürekli hareket halinde olan, bu hareketleriyle birbirlerini etkileyen araçlar ve insanlar birbirleri için çok önemlidir. Birbirlerinin nasıl hareket edeceğini, belli bir yerde nasıl davranabileceğini tahmin edebilmek isterler. Acaba bu yolda dönüş yapar mı? Durabilir mi? Sağa mı dönecek? Neden yavaşladı? Trafik işaretleri bizim için önemli olabilecek bu tür soruları doğru cevaplamamızı sağlarlar. “Kırmızı ışık yandı, şimdi tüm araçlar duracak”, “sağa sinyal veren araç birazdan yavaşlayacak ve ilerideki kavşaktan sağa dönecek” gibi. Bu açıdan bakıldığında trafik işaret ve levhaları hayatınızın kurtulmasına vesile olabilir.
Şimdi kısa bir değerlendirmenin ardından aşağıdaki bilgileri de tekrar hatırlamanın faydalı olacağına inanıyorum.
*Hızımızı iki katına çıkarttığımızda, fren mesafesi 4 kat uzar.
*1saniyelik reaksiyon süreniz var. 100 km hızla giderken, pratik formüle göre reaksiyon mesafeniz 30 metredir.
*Kavşak ve yol ağızlarının önünde ve arkasında, 5 m mesafe dahilinde park etmek, kaza riskini artıracağından dolayı yasaktır.
Yazımı, trafik yetkililerinin sık sık düştüğü hatalardan birine ışık tutacak çok değerli bir sözle bitiriyorum:
“Gerekçeli yasaklar, gerekçesiz yasaklardan daha fazla kabul görür.”
( Montaigne)
Kazasız günler diliyorum.