|
|
|
|
 |
Ulaş Erenkaya
01.03.2010 16:03:37 |
Kent Ahır |
|
|
|
|
|
Enflasyon oranları belirlenirken ev sahibi olmayan ailelerin ödedikleri ortalama kira bedeli de hesaplanmaktadır.Toki ve belediye şirketleri konut üretmeye başlamadan önce kira bedellerindeki yükselme enflasyon hedeflerini tutturmada Merkez Bankasını ciddi oranda zorlamaktaydı.Hükümet kira artışlarına hukuki engeller çıkarmasına rağmen başarılı olamadı.Sorun sadece enflasyon değildi;ailelerin bütçelerini de zorlanmaktaydı.Hükümet fiyatları aşağıya çekmek için yapması gereken arz talep dengesini düzeltmekti ve harekete geçtiler.Birkaç yılda Türkiye’nin değişik bölgelerinde binlerce ev yaptılar ve arzı arttırdılar.Sonuç olarak ev fiyatları ve daire fiyatları düşüşe geçti.Yapılan sonuç itibari ile doğru olandı fakat yöntemin inşaat sektörüne yara açmadan da yapılabilirdi.Eğer daha uygun fiyatlarla inşaat sektörün ev üretilebilmesi için önlerindeki engelleri kaldırmak ve rekabeti arttırmak yeterliydi.Düşününki sebze meyve fiyatları artmış çiftçi ucuza mal edemiyor hükümet fiyatları düşürmek için tarlalara memur ve işçi atayıp üretimi yapmalı yoksa gübre,mazot,tohum vergi gibi gider kalemlerinde vergileri indirip çiftçiye daha ucuza üretim yapacak ortamı mı sağlamalı? İnşaat sektöründe devlet kurumlarının ödemediği fakat konut üreticilerinin ödediği kalemler bulunmaktadır.Bunlardan en önemlisi yapı denetim ücretidir ve ortalama daire başına 1.500-2.000 TL civarında dairelere ek yük bindirmektedir.Toki ve Belediyeler bu ücreti ödememektedirler.Ruhsat harcı içinde konut üreticisi belediyeye para öderken bu ücrette Toki ve Belediyeler ödememektedir.Yüksek yapılar yapılabilmesinden dolayı arazi maliyetinin uygunluğunu zaten saymıyorum.Kredi verecek bankaya belediyenin maaşlarını aktararak daha düşük oranlı faiz almasını da saymıyorum.Bütün bunların üzerine %3 olan tapu harcı masraflarının devlet kuruluşlarının ödemesi gereken kısmını kaldırdılar. Bunun anlamı 100.000 TL’lik daireyi devletten alırsanız daire fiyatına 1.500 TL müteahhitten alırsanız daire fiyatına 3.000 TL eklenmektedir.Bununla birlikte 2010 yılında bu oran %3,3’e çıkartılmıştır.İndirim yapılması gerekirsen üstüne bindirim yapılmıştır.Taşıt alımı ve satımının bedelinin ucuzlatıldığı gibi mutlaka tapu harçlarının da en azında %1’e indirilmesi gereklidir.Peki bu avantajlardan herkes yararlanabilmelimi yoksa sadece gerçekten konut almaya gücü yetmeyen insanlar belirli kriterlere göre seçilip mi yararlanabilmeli.Örneğin kimse Akçakentte dar gelirli veya konut almaya gücü yetmeyecek insanların daire aldığına inanmaz.Bu durumda ruhsat parası alamayan alt belediyelerde ciddi gelir kaybına uğramaktadır.Birçok sektörde özelleştirme için babalar gibi satan, insanları işsiz aşsız bırakan bırakan otorite nedense konut işinde aslan kesilip yeni bir tekel yaratmaktadır.Beklentim hükümetin ve belediyelerin artan et fiyatlarını düşürerek halkın daha ucuza et yemesini sağlamak için ‘Kent Ahır’ diye bir şirket kurmasıdır.
|
|
|
|
|
|
|
|